Ankara travestileri korku filmlerinden daha çok keyif alıyor

0

Ürkütücü filmlerin neden olduğu stres, vücudun rahatlayabilmesi için cips ve çikolata istiyor. Yapılan araştırmaya göre; Ankara travestileri izledikleri korku filmlerinden sonra daha yüksek stres, sinir ve yorgunluk yaşadığını ortaya koydu. Ayrıca bu kişilerin romantik komedi izleyicilerine kıyasla iki kat daha fazla yiyecek tükettiğini açıkladılar.

New York’taki Lübnan Amerikan Üniversitesi tarafından yürütülen çalışma, 20-30 yaşları arasında korku ve romantik komedi izlemek üzere görevlendirilen 84 katılımcıdan oluştu.

Daily Mail’de yer alan habere göre; korku ya da gerilim filmlerinin insanlardaki stres oranını artırdığına dikkat çeken araştırma, bireylerin teselliyi atıştırmalıklarda bulduğunu duyurdu. Araştırmacılar, bu araştırmanın filmlerin yemek seçimlerimiz ve iştahımız üzerindeki etkilerini inceleyen ilk çalışma olduğunu söyledi.

Film izleyicilerine patlamış mısır, cips, bisküvi, çikolata, tatlı, elma, portakal suyu ve asitli içecekler gibi çeşitli atıştırmalıklar içeren bir tepsi verildi. Katılımcılara istediklerini yiyebilecekleri söylendi. Film boyunca rahat olmaları için yalnız bırakıldılar ve gözlemlenmediler.

Korku filmi izleyen grup daha fazla yemek yerken, romantik komedi izleyen grubun daha az yiyecek yedi. Araştırmanın yazarı Lama Mattar, sonuçların şiddet içeren filmlerin izleyici üzerinde şiddetli ve yoğun bir etki yarattığını, film izlemenin pasif bir etkinlik olduğunu söyledi.

Ankara travestileri bazı besinleri az tüketmeye dikkat ediyor

0

Ankara travestileri ve bir çok kişinin bildiği gibi her besin kişinin vücuduna yetecek kadar tüketilmelidir. Bu noktada ayarı tutturmak çok önemlidir çünkü bazı ürünlerde dozu aşarsanız ölümcül olabilir. Sizin için belirli bir miktarı geçtikten sonra ölümcül olabilen besinleri açıkladık. İşte o besinler…

Portakal

Tek bir günde, 11.000 portakal yerseniz, ölümcül bir durum söz konusudur. Ancak bu durum imkansızdır.

Su

Günde iki litre su içmelisiniz. Fakat, önerilen miktarın üç katı kadar içerseniz, böbrekleriniz vücudunuzdaki sıvıyı elimine etmek için yeterli zamanı olamayacaktır. Fazla su içmek, iç organlarınızda, beyin ya da soluk borusunda bir ödem oluşumuna sebebiyet verebileceği için ölümcüldür.

Muz

Muz, potasyum yönünden en yararlı meyvelerden biridir. Ancak muzun da aşırı tüketimi son derece ölümcüldür. Tek seferde en az 400 muz yemek tehlikelidir.

Kiraz çekirdeği 

Kiraz çekirdeğinde siyanür bulunur. Benzer şekilde, kayısının ve şeftalinin çekirdeğinde de ve aynı zamanda acıbademde de ölümcül risk vardır. Unutmayın; hiçbir zaman tohum ya da çekirdeği ezerek tüketmeyin. Aksi taktirde sağlınız tehlikeye girer.

 

Ankara travestileri aktarlardan alışveriş yapmayı tercih ediyor

0

Ankara travestileri genel anlamda doğal beslenmeyi tercih ediyor. Bu yüzden aktarlardan alışveriş yapmayı tercih ediyor.Beslenme ve Fitoterapi Uzmanı Başak İnsel, bağışıklığımızı yükseltmek adına kullandığımız bitkisel ürünlere karşı önemli uyarılarda bulundu.

Kış aylarının iyice kendini hissettirmesiyle birlikte vatandaşlar soluğu aktarlarda alıyor. Artan hastalıklarda birçoğumuz doktora gitmeyi tercih ederken aktarların yolunu tutan insanların sayısı azımsanacak gibi değil. Bitki çaylarının poşetli olanlarının alınması gerektiğini belirten Beslenme ve Fitoterapi Uzmanı Başak İnsel,” Bu ürünlerin analizleri yapılıyor.

Aktarlardan bitki çayı kesinlikle alınmamalı. Bu çayların içlerinden solucan, salyangoz gibi benzeri canlılar çıkabiliyor. Mesela rezene diye nane çayı satıyorlar çünkü fark edilmiyor. Satılan papatyalarda tıbbi papatya değil bu sebeple işe yaramıyorlar” dedi.

Havaların soğumasıyla birlikte grip, nezle gibi birçok hastalık için ilaçları kullanmayalar çözümü bitkilerde arıyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmek isteyenlerin başvurduğu noktalardan biri olan aktarlarda ise satılan bitki çayları analizleri yapılmadığı için şifa değil adeta zehir saçıyor. Çünkü bu karışımların ölçüsü büyük önem taşıyor

Ankara travestileri aşk ile güzellştiğine inanıyor

0

Ankara travestileri güzelliğini aşka borçlu olduğuna inanıyor. Aşk hem psikolojik hem de fizyolojik etkileri ile sağlığa iyi geliyor. Metabolizma hızını artıran, bu sayede yağ yakımına yardımcı olan aşk; bağışıklık sistemini güçlendiriyor, cilt sağlığına iyi geliyor, ağrıları azaltıyor. Tüm bu etkilerin yanında aşk, salgılanan hormonlarla birlikte kalbe de iyi geliyor.

Aşk, insanlığın var olduğundan beri herkesi meşgul eden bir konu olmuştur. Bu nedenle tarih boyunca pek çok farklı yönteme başvurularak aşkın gizemi çözülmeye çalışılmıştır. Ankara travestileri için aşk , bütün toplumlarda, her kültür seviyesinde, tüm zamanlarda var olmuş, hemen her insanın yaşamının bir döneminde en az bir kez yaşadığı ya da yaşamayı umut ettiği bir duygusal durumdur. Konu ile ilgili yapılan bilimsel araştırmalara göre, bu duygunun oluşumunda kalbin ve beynin rolü büyüktür.

 

Kalp beyni harekete geçirir

Yapılan araştırmalarda kalbin aşkı algıladığı ve beyin aracılığıyla endorfin, oksitosin, feniletilamin gibi mutluluk veren hormonların salgılanmasını sağladığı ortaya çıkmıştır. Kalp ve beyin birlikte çalışarak sağlıklı bir aşk hayatının dolayısıyla da sağlıklı bir vücudun oluşmasını sağlamaktadır. Beynin kalbin de desteğiyle aşk üzerine salgıladığı hormonlar şöyle sıralanabilir:

 

Dopamin: Kişiyi karşı cinse bağımlı hale getirir. Ayrıca heyecan hormonudur.

 

Serotonin: Beyin aşık olmanın ilk safhalarında mutluluk veren endorfin hormonunu az salgılayarak mutsuz bir zemin hazırlamaya çabalar. Aşık olan kişiyi zihinsel ve fiziksel olarak aşığına yönelterek mutluluğu karşı cinste aramaya zorlar. Bir anda aşık depresyona doğru yolculuğa çıkar. Ayrıca bazı araştırmalar sonrasında kalp krizi geçirme riski yüksek olan kişilerin kanında az miktarda serotonin tespit edilmiştir.

 

NGF: NGF yani Neuro Growth Factor, romantik duyguların ortaya çıkmasına aracı olan bir maddedir. Aşk sırasında ellerin terlemesine ve heyecanın yükselmesine de neden olur.

 

Oksitosin: Aşığın karşı cinse bağlanmasını, bir anlamda sadakati sağlayan bir hormondur. Oksitosinin kalp hastalığı riskini düşürdüğü bilinmektedir. Eşine sadakatsiz davrananlarda beyinin bu hormonu az salgıladığı ispatlanmıştır.

 

Vazopressin: Beyinde hipotalamusun gönderdiği bu hormon fazla salgılandığı zaman aşık olan kişi sevdiği için her şeyi yapabilecek duruma gelir. Ayrıca bu hormon kan hacmi ve konsantrasyonu düzenler.

Ankara travestileri yaşlanmayı değil yaş almayı istiyor

0

Ankara travestileri her zaman yaşlanmayı durdurmak , yaş alarak olgunlaşmayı istiyor. Zamana karşı bir mücadele içerisinde olmak yıpratıcı olsa bile onlar için ciltlerini gençleştirmek adına bir çok püf noktası bulunuyor.Vücudumuzun en önemli koruyucusu olan cildimiz, aynı zamanda bedenimizle ilgili birçok ipucunu da ele veriyor. Sağlığımız, günlük modumuz ve özellikle de yaşımız! Hepsi cildimize bakıldığında az çok anlaşılabiliyor. Siz de “Diğerleri tamam da yaşım anlaşılmasa” diyenlerdenseniz bu içeriğimiz tam size göre!

Makyaj yapın ya da yapmayın cildinizi her gün temizleyin

Pürüzsüz ve bebeksi bir cilt için en önemli koşullardan biri cildin hava alıyor olmasıdır. Bu koşulu sağlayabilmek içinse cildin mümkün olduğunca dinlendirilmesi gerekir. Dinlendirmek denildiğinde akla sadece makyaj yapmamak ya da yapılan makyajın kusursuzca temizlenmesi gelmesin! Elbette ki makyaj temizliği çok önemlidir ve ihmal edilmemelidir ama bunun yanı sıra makyaj yapmadığınız günlerde bile cildinizi aynı özenle temizlemiz gerekir. Çünkü toz, kirli hava ve zararlı güneş ışınları gibi olumsuz çevre koşulları da gözenekleri tıkayabilir ve cildin hava almamasına neden olabilir.

Cildinizdeki nem dengesini korumaya çalışın

Kırışıklıklar, nem dengesini yitirmiş cilt sever. Böyle bir sorun yaşamamanız için cildinizin nem dengesini korumaya özen göstermeniz gerekir. Günde en az 2 litre su tüketmeniz, duş alırken ılık su tercih etmeniz ve cildinize her gün ihtiyacına uygun bir kremle bakım yapmanız; nem dengenizi korumanıza yardımcı olur.

Göz çevreleri özel ilgi ister

Göz çevremiz yüzümüzün diğer bölgelerine göre daha ince tabakada bir deridir. Bu nedenle, yaşlanma etkilerinin ilk sinyalleri genelde göz çevrelerinde görülür. Kazayağı dediğimiz ve gülümseyince daha çok belirginleşen bu kırışıklıkları önlemek için; göz çevrenize ihtiyacına özel bir bakım uygulamaya çevrelerinde oluşan kuruluğa dikkat etmek gerekir. Göz çevrenize yüzünüze uyguladığınız kremi uygulamamalı, onun ihtiyacına özel bir göz çevresi kremi ile bakım yapmalısınız. için özel bir nemlendirici krem tercih etmeniz ve düzenli olarak göz çevrelerinize bu özel bakım kremini uygulamanız büyük önem taşır.